YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN

yeniyil2009.gif

KURBAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN

 3023.jpgkurban_bayrami.jpg

Bayramlar,insanlar arasındaki karşılıklı sevgi ve saygının perçinlediği günlerdir.Bayramlar,insanların birbirleriyle olan dargınlıklarını unuttukları,barıştıkları kardeşçe kucaklaştıkları günlerdir.Bayramlar,milli ve dini duyguların,inançların,örf ve adetlerin uygulanıp sergilendiği ,bir toplumda millet olma şuurunun şekillendiği,kuvvetlendiği günlerdir.Hep bir arada,sevgi dolu ve huzur dolu nice bayramlar geçirmek  dileğiyle,Kurban bayramınız  mübarek olsun.

”Büyük Önder Atatürk’ün 71. Ölüm Yıl Dönümünü” saygıyla anıyoruz.

anitkabir001.jpg

ATATÜRK’ÜN SON YILLARI VE ÖLÜMÜ

   Atatürk’ün ilk hastalık belirtisi 1937 yılında ortaya çıktı. 1938 yılı baÅŸlarında Yalova’da bulunduÄŸu sırada, ciddî olarak hastalandı. Buradaki tedavi olumlu sonuç verdi. Fakat tamamen iyileÅŸmeden Ankara’ya yaptığı yorucu yolculuk, hastalığının artmasına sebep oldu.   Bu tarihlerde Hatay sorununun gündemde olması da onu yormaktaydı. Hasta olmasına raÄŸmen, Mersin ve Adana’ya geziye çıktı. Kızgın güneÅŸ altında askerî birliklerimizi teftiÅŸ edip tatbikat yaptıran Atatürk, çok yorgun düştü. Ülkü edindiÄŸimillî dava uÄŸruna kendi saÄŸlığını hiçe saydı. Güney seyahati hastalığının artmasına sebep oldu. 26 Mayıs’ta Ankara’ya döndükten sonra tedavi ve istirahat için İstanbul’a gitti. Doktorlar tarafından, siroz hastalığı teÅŸhisi kondu. Deniz havası iyi geldiÄŸi için, Savarona Yatı’nda bir süre dinlendi. Bu durumda bile ülke sorunlarıyla ilgilenmeye devam etti. İstanbul’a gelen Romanya kralı ile görüştü. Bakanlar Kurulu toplantısına baÅŸkanlık etti. 4 Temmuz 1938′de Hatay AntlaÅŸması’nın yürürlüğe girmesi Atatürk’ü çok sevindirip moralini düzeltti.   Temmuz sonlarına kadar Savarona’da kalan Atatürk’ün hastalığı ağırlaşınca Dolmabahçe Sarayı’na nakledildi. Fakat hastalığı durmadan ilerliyordu. O’nun hastalığını duyan Türk halkı, saÄŸlığıyla ilgili haberleri heyecanla takip ediyor, bütün kalbiyle iyileÅŸmesini diliyordu. Hastalığının ciddiyetini kavrayarak 5 Eylül 1938′de vasiyetini yazıp servetinin büyük bir kısmını Türk Tarih ve Türk Dil kurumlarına bağışladı.   Ekim ayı ortalarında durumu düzelir gibi oldu. Fakat, çok arzuladığı hâlde, Ankara’ya gelip cumhuriyetin on beÅŸinci yıl dönümü törenlerine katılamadı. 29 Ekim 1938′de kahraman Türk Ordusu’na yolladığı mesaj, BaÅŸbakan Celâl Bayar tarafından okundu. “Zaferleri ve mazisi insanlık tarihi ile baÅŸlayan, her zaman zaferlerle beraber medeniyet nurlarını taşıyan kahraman Türk ordusu!” sözü ile Türk Ordusu’nun önemini belirtmiÅŸtir. Yine aynı mesajda “Türk vatanının ve Türk’lük camiasının ÅŸan ve ÅŸerefini, dahilî ve harici her türlü tehlikelere karşı korumaktan ibaret olan vazifeni, her an ifaya hazır ve amade olduÄŸuna benim ve büyük ulusumuzun tam bir inan ve itimadımız vardır” diyerek Türk Ordusu’na olan güvenini belirtmiÅŸtir.   Atatürk 1 Kasım 1938′de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılış töreninde de bulunamadı. Hazırladığı açılış nutkunu BaÅŸbakan Celâl Bayar okudu. Atatürk bu nutkunda ülkenin imarı, saÄŸlık hizmetleri ve ekonomi konularındaki faaliyetleri açıkladı. Bundan baÅŸka eÄŸitim ve kültür konularına da temas edip gençliÄŸin millî ÅŸuurlu ve modern kültürlü olarak yetiÅŸmesi için İstanbul Üniversitesi’nin geliÅŸtirilmesi, Ankara Üniversitesi’nin tamamlanması ve Van Gölü civarında bir üniversitenin kurulması için çalışmaların yapıldığını belirtti. Türk Tarih ve Türk Dil kurumlarının çalışmalarından duyduÄŸu memnuniyeti açıkladı. Ayrıca Türk gençliÄŸinin kültürde olduÄŸu gibi spor sahasında da idealine ulaÅŸtırılması için Beden Terbiyesi Kanunu’nun uygulamaya konulmasından duyduÄŸu memnuniyeti belirtti. Atatürk, ölümüne kadar memleket meselelerinden bir an olsun uzak kalmamıştı.

   Atatürk’ün hastalığı tekrar ÅŸiddetlendi. 8 Kasımda saÄŸlığıyla ilgili raporlar yayımlanmaya baÅŸlandı. Bütün memleketi tekrar derin bir üzüntü kapladı. Her Türk’ün kalbi onun kurtulması dileÄŸiyle çarpıyordu. Ancak, kurtarılması için gösterilen çabalar sonuç vermedi ve korkulan oldu. Dolmabahçe Sarayı’nda 10 Kasım 1938 sabahı saat dokuzu beÅŸ geçe, insan için deÄŸiÅŸmez kanun, hükmünü uyguladı. Mustafa Kemal Atatürk aramızdan ayrıldı.
Bu kara haberle, yalnız Türk milleti deÄŸil, bütün dünya yasa büründü. Büyük, küçük bütün devletler onun cenaze töreninde bulunmak üzere temsilciler göndererek, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusuna karşı duydukları derin saygıyı belirten mesajlar gönderdiler.

   16 Kasım günü Atatürk’ün tabutu, Dolmabahçe Sarayı’nın büyük tören salonunda katafalka konuldu. Üç gün üç gece, gözü yaÅŸlı bir insan seli ulu önderine karşı duyduÄŸu saygı, minnet ve baÄŸlılığını ifade etti.
Cenaze namazı 19 Kasım günü Prof. Åžerafettin Yaltkaya tarafından kıldırıldı. On iki generalin omzunda sarayın dış kapısına çıkarılan tabut, top arabasına konularak, İstanbul halkının gözyaÅŸları arasında Gülhane Parkı’na götürüldü. Buradan bir torpido ile Yavuz zırhlısına nakledildi. Büyük Ada açıklarına kadar, donanmamız ve törene katılmak için gelmiÅŸ olan yabancı gemilerin eÅŸlik ettiÄŸi Yavuz zırhlısı cenazeyiİzmit’e getirdi. Burada Yavuz zırhlısından alınan cenaze, özel bir trene kondu. Atalarına son saygı görevlerini yapmak üzere toplanan halkın kalbinde derin bir üzüntü bırakarak Ankara’ya getirilmek üzere hareket edildi. Atatürk’ün vefatı üzerine cumhurbaÅŸkanı seçilen İsmet İnönü, Türkiye Büyük Millet Meclisi BaÅŸkanı, bakanlar, Genelkurmay BaÅŸkam, milletvekilleri ile ordu ve devlet ileri gelenleri tarafından karşılanan cenaze, Türkiye Büyük Mîllet Meclisi önünde hazırlanan katafalka kondu. Ankara halkı da onun cenazesi önünden saygıyla geçerek son görevini yaptı. 21 Kasım 1938 Pazartesi günü, sivil ve askerî yöneticiler ile yabancı devlet temsilcilerinin hazır bulunduÄŸu ve on binlerce insanın katıldığı büyük bir tören yapıldı. Daha sonra Atatürk’ün tabutu katafalkta alınarak. Etnografya Müzesinde hazırlanan geçici kabre kondu.

   Türk milleti daha sonra, bu büyük insana lâyık, Ankara Rasattepe’de bir Anıtkabir yaptırdı. 10 Kasım 1953′te Etnografya Müzesinden alınan Atatürk’ün naaşı Anıtkabir’e getirildi. Burada yurdun her ilinden getirilmiÅŸ olan vatan topraklan ile hazırlanan ebedî istirahatgâhına yerleÅŸtirildi.

RAMAZAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

jpg.jpg

Küskünlerin barıştığı,sevenlerin bir araya geldiği rahmet ve şefkat dolu günlerin en değerlilerinden olan RAMAZAN BAYRAMINIZ kutlu olsun.Bayramlar o kadar büyülüdür ki gelişi bütün bir yıl beklenir ve gidişindeki kederde ancak böyle bir ikinci geliş ümidiyle hafifler Ramazan Bayramınızın da böyle bir neşe ile gelmesi ve tüm ailenizi sevince boğup evinize bereket getirmesi dileğimizle iyi bayramlar.

ACI KAYIP

Köyümüz Eşraflarından Hasan Çoban’ın oğlu Mahmu t ÇOBAN  19,09,2009 sabahı aniden geçirmiş olduğu rahatızlıktan dolayı vefat etmiştir.Kendisine Allahtan Rahmet ,kederli ailesi ve dostlarına baş sağlığı dileriz.

30 AÄžUSTOS ZAFER BAYRAMI

30agustos.jpg

|